Sarıkamış Şehitlerimizi rahmet, minnet ve derin bir saygıyla anıyoruz.

Sarıkamış’ta olanlar bir “savaş hatası”ndan ibaret değildi.
Orada yaşanan, imkânsızlıkla verilen bir vatan mücadelesiydi.

1914 kışında…
Eksi 30 derecede, üstünde doğru düzgün kaputu olmayan, ayağında çarığı bile olmayan on binlerce Mehmetçik, “geri dönelim” demedi.

Çünkü geri dönmek, arkada bıraktıkları vatanı tehlikeye atmak demekti.

Silahları vardı belki ama düşmanları sadece karşılarında değildi.
Açlık vardı…
Yokluk vardı…
Ve en acımasızı: soğuk vardı.

Onlar çatışarak değil, donarak şehit oldular. Ama bu bir teslimiyet değildi. Bu, “vazife”nin, canın önüne geçtiği bir fedakârlıktı.

Sarıkamış’ta toprağın altına sadece bedenler girmedi. Bir milletin vicdanı, hafızası ve onuru da orada mühürlendi.

Bugün sıcak evlerimizde, rahat nefes alabiliyorsak… Bunu, adını bilmediğimiz o genç askerlere borçluyuz.

Sarıkamış Şehitlerimizi rahmet, minnet ve derin bir saygıyla anıyoruz.
Unutmadık.
Unutursak, içimiz donar.